Orduspor'un unutulmayanları...

AKILLI TOPLULUKLAR

Murat Gürsoy

Murat Gürsoy

E-Posta :

İnsanın etrafında ne kadar akıllı insan olursa bu düşman dahi olsa faydalı olur. Cahil dostun olacağına akıllı düşmanın olsun, eğitimli insan her zaman iyidir.

Şimdi hayata dair hikâyemize geçelim.

Akıllı birisi, atına binmiş geliyordu. Bir ağacın altında uyumakta olan birisinin ağzına da bir yılan kaçmak üzereydi.

Atlı onu görüp adamcağızı kurtarmak, yılanı ürkütüp kaçırmak için koşmaya başladı. Fakat fırsat bulamadı. Yılan adamın ağzından midesine geçmişti.

Atlı, kendisine yardım ettiğinden, o uyumakta olan adama bir kaç topuz vurdu. O şiddetle vurulan topuzun acısı, adamı bir ağaç altına kadar kaçırdı. Oraya bir hayli çürük elma dökülmüştü.

Adam;
"Ey dertli kişi bunları ye!"dedi.
"Beyim ben sana ne yaptım, bana ne kastın var? Eğer bana gerçekten bir kastın varsa vur kılıcı, dök kanımı! Sana rastladığım
saat ne uğursuz saatmiş. Ne mutlu senin yüzünü görmeyene!"

Söz söylerken ağzından kan geliyordu. "Yarabbi! Cezasını sen ver!" diye bağırmakta, her an ona kötü söz söylemekte lanet etmekteydi.

Atlı ise; "Bu ovada koş," diye onu dövüyordu. Adam topuz acısıyla atlının korkusundan yel gibi koşmaya başladı. Hem koşuyor, hem yüz üstü düşüyordu. Karnı toktu, uykulu ve gevşemiş haldeydi. Ayağında, yüzünde binlerce yara vardı.

Bir müddet sonra adamın midesi bulandı, kusmaya başladı. İyi kötü yediklerini kustu. Bu kusma esnasında yılan da içinden dışarı çıktı.

O yılanı görünce çok şaşırdı ve düşündü. Kendisine iyilik eden atlıya secde etti. O kapkara çirkin ve heybetli yılanı görünce bütün dertlerini unuttu.
Dedi ki:
"Sen bir rahmet Cebrailisin! Ne mutlu saatmiş ki, beni gördün. Ölüydüm, bana yeni bir can bağışladı. Sen beni analar gibi aramaktayken, ben eşekler gibi senden kaçıyordum. Ne mutlu yüzünü görene yahut ansızın senin bulunduğun yere ulaşana!

Fakat ey iyi huylu insan, eğer bana bu hali ima etseydin seni bir hayli överdim. Ama sen hiçbir şey söylemeksizin başıma vurmaya başladın. Başım sersemleşti, aklım gitti. Hele benim bu başım.
Ey yüzü de güzel isi de güzel adam, affet. Deliliğimden söylediğim sözleri bağışla."
Atlı:
"Eğer ben, bunu biraz çıtlatsaydım derhal yüreğin
su kesilir, ödün patlardı. Midende yılan var,ˊ deseydim korkudan canın çıkıverirdi. Eğer sen, içindeki yılanı bilseydin, ne elma yemeye kuvvetin kalırdı, ne yol yürümeye ne de kusmaya! Sen bana sövüyordun. Bende seslenmiyor, fakat atımı sürüyordum. Gizlice de, “Yarabbi, sen işimi kolaylaştır demekteydim."
İşte akıllıların da düşmanlığı bu çeşittir. Onların zehirleri bile cana neşe verir.
Ahmağın dostluğu ise eziyettir, sapıklıktır.

Bu makale 90 defa okundu.

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR

HAVA DURUMU

  • :  ° °
  • :  ° °
  • :  ° °

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ

ANKET

Orduspor'un yeni logosunu beğeniyor musunuz?

Orduspor'un yeni logosunu beğeniyor musunuz?

Ankete Katıl Sonuçlar